Tatlıhan Pastanesi

“20 yıllık tecrübemiz ve kaliteden ödün vermeyen anlayışımız ile müşterilerimizle kendi ürettiğimiz ürünleri buluşturuyoruz. Özellikle müşterilerimizin şerbetli tatlı alırken görüntüye aldanmamasını, bilinen, tanınan, marka olmuş yerlerden hatta tadım yaparak tatlı almalarını tavsiye derim” diyen Tatlıhan Firması sahibi Şükran Aydın sorularımızı yanıtladı.

Kendinizi tanıtır mısınız?
1979 doğumluyum. Evli ve üç çocuk annesiyim. Yaklaşık 20 yıldır pastane sektöründe çalışma hayatıma devam ediyorum. Başlangıçta eşime yardımcı olmak amacıyla bu işe başladım, sonrasında profesyonel olarak çalışmaya başladım.


















Firmanızın kuruluş ve gelişim süreci hakkında bilgi verir misiniz? Ne zaman, kimler tarafından kuruldu? Firmamız 1998 yılında kurulmuştur. 1 yıl kadar bir süre başka biri tarafından işletildikten sonra biz devir aldık. Çeşitli yenilikler yaparak müşterilerimize yenilenen yüzümüzle hizmet vermeye devam ettik.

Ürün çeşitleriniz hakkında bilgi verir misiniz?
Ağırlıklı olarak sıcak tatlılar ve şerbetli tatlıların üretimini ve satışını yapmaktayız. Bunların yanı sıra sütlü tatlılar, çikolata, yaş pasta üretimini ve satışını da yapıyoruz.

Bu işe başlamaya nasıl karar verdiniz?
Açıkçası ani bir kararla bu işi yapmaya başladım. Avukat bir arkadaş firmayı kurmuş ve işletmeye başlamıştım. Eşimde ortak olarak çalışıyordu. İşleri nedeniyle firmayı devredince biz aldık. Personel aynı şekilde çalışmaya devam ederken eksik kalınan yerlerde ben de yardımcı olmaya başladım. Gerektiği zaman üretimde ustalara yardım etmeye başladım. Sonrasında tam olarak işin içinde buldum kendimi. Baktım işi yapıyorum, sorun yaşanmıyor profesyonel olarak devam etmeye karar verdim. İlk yıllarda üretim aşamasında fazlasıyla çalıştım. Sonrasında işleri tam olarak yoluna koyunca işin idari kısmında olmaya kar verdim ve öyle de devam ediyorum.    
Yaptığınız ürünleri kimlere pazarlıyorsunuz.

Müşterileriniz kimler?
Ağırlıklı olarak kendimize ait 2 şubemizde satışlarımızı gerçekleştiriyoruz. Bunun yanı sıra bazı büyük firmalara da toptan satışımız bulunmaktadır. Emin Evim, Akkim gibi devamlı çalıştığımız firmaların yanı sıra zaman zaman düğün salonları, organizasyon firmaları, özel günler için de toptan satış gerçekleştirmekteyiz.

Fiyat politikanız hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Fiyat politikamız kalitemizle doğru orantılıdır. Daha çok orta ve üst gelir grubuna hitap etmekteyiz. Fiyatlarımızı belirlememizde kullandığımız hammaddelerin kalitesi bize yol gösteriyor. Mesela bir tepsi baklavanın içine 200 gram Antep fıstığı koyduğunuzda ki fiyat ile 500-600 gram Antep fıstığı koyduğunuz zaman ki fiyat takdir edersiniz ki aynı olmayacaktır. Ya da margarin kullanan bir baklava ile sadeyağ kullanılarak yapılan bir baklavanın fiyatı ve kalitesi aynı olmayacaktır. Biz müşterilerimize kalite ürün sunuyoruz.

Kullanılan ürünlerinin fiyatlarının yükselmesi sizi nasıl etkiliyor?
Kullandığımız birçok ürünün fiyatı neredeyse ayda bir zamlanıyor. Bu nedenle ister istemez bizimde fiyatlarımızda düzenleme yapmamız gerekiyor. Ancak fiyatlarımızı yükseltirken aynı oranda zam yapamıyoruz. Aynı oranda zam yaptığımız takdirde aşırı bir artış gibi oluyor ve satışlarımıza yansıyor. Bunun yerine biz kendimizden fedakârlık yaparak cüzi oranlarda zam yapıyoruz.  Müşterilerimizden de bu konuda anlayış bekliyoruz.

Bu gün, güzel ve kaliteli bir baklava yemek için ne kadar para ayırmalıyız. Bu konuda düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?
Cevizli baklava olarak düşünürsek bu fiyatın 40 liranın altında olmaması gerekir. Antep fıstıklı baklava için ise bu rakamın 60 lira olması gerekir. Az ceviz, az Antep fıstığı kullanıp, margarin kullanılırsa bu rakamların altında satış yapılabilir. Ancak o zaman da sadece hamur yemiş olursunuz. Normal şeker kullanıp, tereyağı ya da sadeyağ kullanılan, içerisine gerektiği kadar Antep fıstığı ya da ceviz konulan bir baklavanın söylediğim fiyatların altında kesinlikle satılmaması gerekir. Satılıyorsa mutlaka bir yanlışlık vardır.

Geçmişten bu güne baktığınızda sektörle ilgili en çok neyin değiştiğini görüyorsunuz?
Eskiye baktığımızda en çok kalitenin değiştiğini görüyorum. Bu işe ilk başladığımız yıllarda gerçekten işini hakkıyla yapan firmalar ve ustalar vardı ve kaliteli ürünler yapılıp satılıyordu. Ayrıca gerçekten işini bilen kişiler bu işi yapıyordu. Şimdi ise önüne gelen para kazanabileceğini düşünerek bu işi yapmaya çalışıyor. Hatta aynı sokak üstünde birkaç tane yan yana dükkan açılıyor. İnsanlar birkaç gün takip edilip burada iş yapıldığını görüyor, biz de iş yaparız diye düşünüyorlar. Sonra gelip dükkan açıyorlar, fiyatları düşürüyorlar. Belirli bir zaman geçtikten sonra kalitesinin düşük olduğunu insanlar anlıyor ve buradan alışveriş yapmıyorlar. Sonrasında ise kapısına kilit vurup gidiyorlar. Rekabet ortamı yaratmış olsalar bu durum bizim işimize de gelecektir. Ancak onlar sadece para kazanmak için iş yapıyorlar. Eskiden herkes kendi işini yapıyor ve işinin hakkını gerçekten veriyorlardı.

Personel seçiminde nelere dikkat ediyorsunuz?
Birlikte çalıştığımız ustalarımızın işini bilmesi ve işini hakkını vererek yapması bizim için önem taşımaktadır. Kişisel hijyene önem veren, sağlık kuralları doğrultusunda işini yapan kişilerle çalışıyoruz. Kendi yemeyeceği ürünleri başkasının yemesini beklemeyen, iş disiplinine sahip insanlarla çalışıyoruz.

Sizce müşteriler neden sizi tercih etmelidirler?
Biz kendi yemediğimiz, çocuğumuza yedirmediğimiz ürünleri kesinlikle müşterilerimize satmayız. Kaliteden taviz vermeden, güler yüzle hizmet veririz. Müşterimiz buraya geldiğinde alacağı ürünü mutlaka tattırırız. Müşterimiz beğenirse o ürünü alır. Bizden bir kere alışveriş yapan müşterimiz daha sonra sıklıkla bizi tercih etmeye başlıyor.

Müşterileriniz tatlı nelere dikkat etmeleri gerekir?
Özellikle sıcak ve şerbetli tatlılarda dışardan bakarsanız o ürünün nasıl olduğunu anlamamız kolay olmayacaktır. Müşterilerimizin bilindik, güvenilir, kaliteli yerlerden ürün almasını tavsiye ederiz. İnsanların tatlı alırken mutlaka o ürünü tatmaları gerekir. Tatmayınca kolay kolay nasıl olduğu anlaşılmayacaktır.

İstanbul Şekerciler ve Pastacılar Odası hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Yeni yönetim olarak göreve geldikten sonra önceliği tek tek üyelerimizi ziyaret ederek onların sorunlarını ve sıkıntılarını dinleyip çözmeyi hedefledik. Ziyaretlerimize başladık, önümüzdeki günlerde bu ziyaretlerimizi daha sıklaştıracağız. Genel Başkanımız Aykut Şener ve Yönetim Kurulunda yer alan arkadaşlarımızla üyelerimizin yaşadığı sorun ve sıkıntıları bir an evvel çözmek için elimizden gelen çabayı sarf ediyoruz.

Önümüzdeki dönem hedefleriniz nelerdir?
Bundan birkaç yıl önce şubeleşme konusuna pek sıcak bakmıyordum. Merkezden idare etmenin zor olacağını, kalitenin düşebileceğini, personele hakim olmanın zor olacağını düşünüyordum ancak ikinci şubeyi açtıktan sonra bu zorlukları gözümde büyüttüğümün farkına vardım. Rekabet şartlarının kızışmasıyla birlikte daha çok yerde yer almanın bizim avantajımıza olacağını anladım. Önümüzdeki yılın ilk aylarından itibaren yeni şubelerimizi açmaya başlayacağız.